Tanı Süreci

Biyopsi

 

Biyopsi Videosu

1. Tümöre Yanlış Dokunmak

 

Yanlış kanı: Tümöre dokunmak (bıçak vurmak) tümörü azdırır.

Doğrusu: Tümöre "yanlış dokunmak" (bıçak vurmak) tümörü azdırır.

 

Halk arasında hep var olan ve ne yazık ki son zamanlarda giderek daha sık duyduğum bir inanış var: "Tümöre dokunmak (bıçak vurmak) tümörü azdırır!" Bu yanlış inanışın sebep olduğu geri dönülemez hatalar yüzünden bir çok hastanın uzuvları kurtulamıyor, tümörleri çıkarılamaz hale geliyor. Daha az kayıpla, daha kolay halledilebilecek sorunlar ancak çok karmaşık ameliyatlarla ve bazı kayıplarla çözülebiliyor.
 
Bu konuyu hem doktorların, hem de hastaların anlayabileceği şekilde açıklamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.
 
Tümörün cerrahi tedavisi (ameliyatı) planlanırken birbiri ile ilişkisi olan 2 ana nokta dikkate alınmalıdır.
 
1. Tümörün davranışı ve tedavi yöntemini belirleyecek olan tür tayini (tekrarlama veya diğer dokulara yayılma eğilimi, ne genişlikte çıkartılmasının gerektiği, tedavide hangi yöntemlerin etkili olabildiği gibi)
 
2. Vücut içindeki yerleşim özellikleri
 
a. Boyutları
b. Hangi dokuları içine almış, komşuluğunda neler var
c. Uzvun hayatiyetini etkileyecek ana damar ve sinirlerle ilişkisi
d. Eklemlerle ve organlarla ilişkisi (Eklem içine girmiş mi, barsak, mesane tutulumu gibi)
e. Çıkartıldığında geri kalan eksikler nasıl tamir edilebilir (kemik, eklem kayıpları, damar sinir kayıpları, örtücü doku kayıpları, serbest flep gereksinimi gibi)
 
Tümorün cerrahi tedavisi tümör ve tümör ile kirlenmiş tüm dokuları üzerleri emniyeti sağlayacak yeterli kalınlıkta sağlam bir doku ile kaplı olarak çıkarmaktır. Bu örtünün kalınlığının yeterli olup olmadığı tümörün cinsine ve oluştuğu dokunun geçirgenlik özelliğine bağlıdır. Bundan anlaşılacağı üzere bir cins tümör için yeterli olan kalınlık bir başkası için yeterli olamayabilecektir. Yeterli olduğunda geride tümör dokusu kalmadan herşey çıkartılıp atılmaktadır. Yeterli olmaması durumunda ise geride tümör dokusu kalmakta ve kalan tümör hücreleri bu işlem sırasında dokunulan her yere bulaştırılmaktadır. Yine örtü olarak seçilen dokunun geçirgenlik ve koruyuculuk özelliklerine göre yeterli kalınlık sağlanamamışsa aynı durum söz konusudur.
 
Bunlardan çıkan en önemli sonuç şudur: Tedaviye başlanmadan önce ne yapılması ve nasıl yapılması kesin olarak bilinmelidir. Bu belirlenmeden yapılacak işlem yanlış ya da yetersiz olabilecek, bu da geriye dönüşü olmayan sorunlara yol açabilecektir.
 
Bütün bunları belirlemenin yolu örnek alma yani biyopsidir. "Tümöre dokunmak" diye adlandırılan şey işte budur. Bunun doğru kişilerce ve doğru yöntemle yapılması başarılı tedavinin başlangıç anahtarıdır. Biyopsi ile dokunulan yerler daha sonra esas ameliyatta usulüne uygun olarak tümörle birlikte çıkartılacak ve geride tümör dokusu kalmayacaktır. Aksine yapılan bilinçsiz, plansız, yetersiz yada yanlış dokunmalar ise tümörün yayılmasına, yani halk arasındaki deyimiyle "tümörün azmasına" neden olacaktır.
 

2. Biyopsi

 

Mikroskopik inceleme amacıyla tümör içinden küçük miktarda bir dokunun elde edilmesidir. Sıklıkla hafife alınsa da, tümöre yaklaşımın belki de en önemli basamağıdır. Biyopsi işleminin bazı kuralları vardır:

1- Biyopsi yaparken kaçınılmaz olarak tümör dokusu ile bulaşacak dokular esas ameliyat sırasında tümör ile birlikte tamamen çıkarılmalıdır. Bu nedenle biyopsi sırasında hayati öneme sahip dokuların kirletilmemesi gerekmektedir.

2- Biyopsi yapılan bölge daha sonra yapılacak ameliyatları güçleştirmemeli ve sonuçlarını kötü yönde etkilememelidir.

3- Biyopsi materyali yeterli miktarda ve patoloğa gerekli bilgileri verecek bölgelerden alınmalıdır.

4- Biyopsi materyali kas ve iskelet sistemi tümörleri konusunda deneyimli bir patolog tarafından değerlendirilmelidir.

5- Biyopsi esas cerrahi girişimi yapacak cerrah tarafından yapılmalıdır.

 

Bu amaçla kullanılan dört biyopsi türü vardır:

1.İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi(İİAB): Kas ve iskelet sistemi tümörleri tanısı için fazla tercih etmediğimiz bir yöntemdir.

2.Tru-Cut İğne Biyopsisi: öncelikle tercih edilmesi gereken yöntemdir.

Sterilizasyon koşulları dikkate alınarak, lokal anestezi ile uygun ortamlarda yapılır. Tümörün yumuşak doku veya kemikte olmasına bağlı olarak değişik iğneler kullanılır.

3.BT - Eşliğinde İğne Biyopsisi: Ancak bilgisayarlı tomografi yardımıyla ulaşılabilecek bölgeler için tercih edilir. Radyoloji departmanında bir radyolog tarafından uygulansa da, ciltten giriş noktaları esas cerrahi girişimi planlayacak cerrah tarafından belirlenmelidir. Bu şekilde hayati dokuların tümör dokusu ile kirlenmesi önlenebilecektir.

4.Açık Biyopsi: Genel anestezi gerektiren, küçük bir kesi yapılarak yeterli doku örneği alınmasına yönelik cerrahi bir işlemdir. Kesin tanısı için patoloğun büyük miktarda dokuya gereksinim duyduğu tümör tipleri için tercih edilir. Bunlar ön araştırmalardan elde edilen bilgilere göre tanı güçlüğüne yol açabilecek ender tümörler ya da iğne biyopsisi ile ulaşılması güç bölgelere yerleşmiş tümörlerdir.

Yumuşak Doku Tümörleri

Yumuşak doku tümörleri uzuv ve gövdenin her tür yumuşak dokusunda görülebilir (adale, yağ dokusu, bağ dokusu, damar, sinir). Yüzeyel olanlar kolayca...

Kemik Tümörleri

Kemik dokusunu oluşturan ya da kemik içinde bulunan her tür hücreden kökenini alarak gelişebilen selim ya da habis tümörlerdir. Kemik...

Tanı Süreci

Hasta ve hekimi tümör açısından şüphelendirmesi gereken en önemli bulgular yer değiştirmeyen, sürekli olan ve artış gösteren ağrı, şişme ve bazı...

Tedavi Süreci

Kas ve iskelet sisteminin tümörlerinin tedavisinde hekim tedavi yöntemini belirlerken tedavi edeceği hastalığın ve hastanın özelliklerine bağlı...