Tanı Süreci
Görüntüleme Yöntemleri
Tedavi seçimi ve cerrahi tedavi yönteminin tespiti için tümörün yerleşimi, boyutları, çevresindeki damar ve sinir gibi önemli yapılar ile olan ilişkisi tespit edilmelidir. Bu bir anlamda tümörün vücut içindeki üç boyutlu yerleşim haritasının çıkartılmasıdır. Direkt grafi, tümör bölgesinin ve akciğerin BT taramaları, MR, PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ve kemik sintigrafik tarama testlerinin tamamına "Evreleme çalışmaları" denir. Bunlar tümörün selim mi yoksa habis mi olduğunu, kötü huylu olanların, yani "sarkomların" vücudun diğer bölgelerine sıçrayıp sıçramadığını belirlemede de yardımcı olurlar.
Direkt Radyografi(Röntgen): Kemik tümörleri hakkında genel bir bilgi verir. Birçok kemik tümörünün radyografide tipik görünümleri vardır. Deneyimli ortopedist ve radyologlar direkt röntgenin yardımı ile tümörün tipi hakkında tahminde bulunabilirler.
Bir osteosarkomun tipik röntgen görüntüsü.Bu görüntüler değerlendirilerek tanı hakkında önemli bulgular elde edilebilir.
Bir osteosarkomun tipik röntgen görüntüsü.Bu görüntüler değerlendirilerek tanı hakkında önemli bulgular elde edilebilir.Bilgisayarlı Tomografi: Kemiklerin yapısındaki değişiklikleri ayrıntılı olarak incelememize yardımcı olur.
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Özellikle yumuşak dokuların ayrıntılı olarak incelenmesinde kullanılır. Kemik içine yayılımın incelenmesinde de yardımcıdır. Tümörün yerleşimi, çevre dokular ile olan ilişkisi ve içindeki dokunun özellikleri hakkında üç boyutlu olarak en ayrıntılı bilgi veren inceleme yöntemidir.
Kemik Sintigrafisi: Kemikteki yangının (inflamasyonun) incelenmesi yöntemine dayanan, hassas bir yöntemdir. Tüm vücudun bir kerede incelenmesine izin verir. Bir tümörün vücutta başka kemiklere atlayıp atlamadığı araştırılırken tercih edilir. İncelemenin ilk aşamasında vücuda damar içi enjeksiyonla radyoaktif madde verilir. Daha sonra belli aralıklarla radyoaktif maddenin iskeletin hangi bölgesinde daha fazla yoğunlaştığı araştırılır. Kemikte tespit edilecek bir inflamasyon tümör ile ilişkili olabileceği gibi travma, infeksiyon gibi başka nedenlere de bağlı olabilir. Elde edilen pozitif sonuçlar diğer klinik ve radyolojik bulgular ile karşılaştırılarak mutlaka hastayı takip eden ortopedik onkolog tarafından değerlendirilmelidir.
Anjiografi: Vücudun belirli bölgelerinde atardamarların görüntülenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Tümörün damarlanma özelliklerini göstermek için kullanılabilecek en iyi yöntemdir. Genellikle ameliyat öncesinde planlama yaparken ihtiyaç duyulur.
Tümör dokusunun damar yapıları ile ilişkisi anjiografi ile değerlendirilir.Burada tümör tarafından itilen ancak tıkanmayan besleyici damar yapıları görülmektedir.
Tümör dokusunun damar yapıları ile ilişkisi anjiografi ile değerlendirilir.Burada tümör tarafından itilen ancak tıkanmayan besleyici damar yapıları görülmektedir.
Tümör dokusunun damar yapıları ile ilişkisi anjiografi ile değerlendirilir.Burada tümör tarafından itilen ancak tıkanmayan besleyici damar yapıları görülmektedir.PET Görüntüleme: İnceleme öncesinde damar yoluyla radyoaktif maddenin verilmesi ve bir tarayıcı yardımı ile tüm vücudun taranması gibi özellikleri nedeniyle kemik sintigrafisine benzer. Ancak yumuşak dokularda bu tekniğe göre çok duyarlıdır.
Yumuşak doku tümörleri uzuv ve gövdenin her tür yumuşak dokusunda görülebilir (adale, yağ dokusu, bağ dokusu, damar, sinir). Yüzeyel olanlar kolayca...
Kemik dokusunu oluşturan ya da kemik içinde bulunan her tür hücreden kökenini alarak gelişebilen selim ya da habis tümörlerdir. Kemik...
Hasta ve hekimi tümör açısından şüphelendirmesi gereken en önemli bulgular yer değiştirmeyen, sürekli olan ve artış gösteren ağrı, şişme ve bazı...
Kas ve iskelet sisteminin tümörlerinin tedavisinde hekim tedavi yöntemini belirlerken tedavi edeceği hastalığın ve hastanın özelliklerine bağlı...







