Tedavi Süreci
Genel Özellikler
Kas ve iskelet sisteminin tümörlerinin tedavisinde hekim tedavi yöntemini belirlerken tedavi edeceği hastalığın ve hastanın özelliklerine bağlı olarak şu önem sırasını takip etmelidir:
  • önce hayat
  • Mümkünse uzuv ile birlikte hayat
  • Kullanılabilir bir uzuv
  • Vücudun dış görünümü
  • Psikolojik uyum
  • Sosyokültürel uyum


Aslolan hastanın hayatta kalmasıdır. Uzuv korumak amacıyla yapılacak yetersiz tedavi hayatı riske edecek ise uzuv feda edilmelidir. Güvenilir sınırlar ile tümör çıkarıldıktan sonra geride kalan uzuv kullanılabilir halde olmalı, ya da bu hale getirilebilmelidir. Kullanılamayacak bir uzuv hastaya yük olacaktır.

Kas ve iskelet sistemi tümörleri günümüzde bilim, tecrübe ve teknolojinin etkili desteği ile son derece yüzgüldürücü sonuçlar ile tedavi edilmektedir. Bundan 15-20 yıl önce uzvun ucundaki kötü huylu bir tümör nedeniyle tüm uzuv feda edilmekte, ancak hastaların hayatta kalma oranı %20-30 ları geçmemekteydi. Bugün en kötü huylu olarak adlandırdığımız türlerde bile hastalarımızın %65 - 70' ini, hem de uzuvlarını kullanılabilir şekilde koruyarak bu hastalıktan kurtarabilmekteyiz. Böylesine etkileyici bir ilerlemeyi bize ne sağladı?

1.Görüntüleme yöntemlerindeki hızlı ilerleme sayesinde tümörlerin çok daha erken dönemde tanınmaları ve çok detaylı olarak görüntülenmeleri mümkün oldu.
2.İlaç ve ışın tedavisi (kemoterapi ve radyoterapi) gibi yardımcı tedavi yöntemleri bu hastalıklarda etkin olarak kullanılmaya başlandı.
3.Cerrahi teknolojideki gelişmeler sayesinde tümörün çıkartılmasından sonra kalan dokuların tekrar kullanılır hale getirilmesi mümkün oldu.
4.Bazı hekimlerin özel olarak bu konu ile uğraşması sonucunda bu nadir rastlanılan hastalık grubunun (kötü huylu tümörlerin yalnızca % 0,2 si) tanı ve tedavisi için çok önemli olan deneyim ve bilgi birikimi sağlandı.
5.Farklı tedavi yöntemlerini birarada yürütebilecek, ortak bir dil konuşabilen, değişik uzmanlık alanlarından hekimlerden oluşan ekip çalışmaları başladı.

Bahsedilen yüksek başarı oranları ancak yukarıda sıralanan koşulların sağlanması ile mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, hastaların uygun olmayan herhangi bir girişim yapılmadan, doğru zamanda, doğru adreslere ulaşması en az doğru tedavi kadar önemlidir.

Hem habis, hem de selim tümörler için kesin tedavi yalnızca tümörün cerrahi olarak çıkarılması ile mümkündür. Ayrıca, habis tümörlerin bazılarında tümörün vücudun başka bölgelerine yayılmasını engellemek, güvenilir sınırlarda çıkarılmasını sağlamak ve nüksetmesini önlemek amacıyla ameliyat öncesi ya da sonrasında ilaç tedavisi (kemoterapi) ve ışın tedavisi (radyoterapi) cerrahi tedaviye eklenebilir.

Ameliyat öncesi tedavinin etkili olup olmadığı muayeneler ve görüntüleme yöntemleri ile takip edilir. Tümörde istenen gerileme elde edilemez ise beklemeden uygun olan vakalarda uzvu koruyucu, mümkün olmayanlarda uzvu feda edici cerrahi uygulanır ve hastanın bir an önce tümörden kurtulması sağlanır. Hastalığın tekrarlamasını ve yayılmasını önleyici kemoterapi ameliyat sonrasında devam ettirilir.